islam ve kadın. anlaşamayan ikili...
The Stoning of Soraya M. Soraya'yı Taşlamak
- 99B
- 193
- 70
Freidoune arabası bozulduğu için durduğu küçük bir köyde Zehra ile tanışır. Freidoune'nin gazeteci olduğunu anlayan Zehra, onunla konuşabilmek için ısrarla peşine takılır. Yeğeni Süreyya bir gün önce, aynı köyde yaşadığı insanlar tarafından vahşice katledilmiştir. Ölmeden önce yeğenine söz veren Zehra, bunun köyün sırlarının arasına gömülmemesi için elinden geleni yapmaya kararlıdır.
- Senaryo
- John Shepherd
- Türler
- Tarih
- 2009
- Süre
- 1 sa 56 dk
- Ülke
- Amerika
- Dil
- Türkçe Altyazı
Yorumlar
156islam ve kadın. anlaşamayan ikili...
Bağnaz koyunları , ahlaksız çobanlar güder.
Bağnaz koyunları , ahlaksız çobanlar güder.
ilahiyat öğrencisi olarak teşekkürler Atatürk dinimizi ilahiyat fakultesinden öğrendiğim için çok şanslıyım hadisler farz gibi gösteriliyor ve çoğu şey hadislerden dinimiz barış dinidir
Recm Kuran'da geçmese de peygamberin recm yaptırdığı hadislerde geçiyor. Nur suresi 2. ayette 100 sopa cezası yazıyor. Peygamberin Aişe ile 9 yaşında evlendiği hakkında hadis var. Demek ki, İslamla yönetilen ülkelerde Kur'an değil de hadisler daha önemli gibi. Bize şeriat gelse şu ülkelerde olan her şey burada da olur. Kur'an ile beraber hadislerin hükmü de uygulanır. Şeyhler, mollalar istediği b.ku yer ama hep suçsuz olur(gerçi şu anda da öyle). Sözün özü, teşekkürler Atatürk.
Günümüz Türkiyesi siyasallll İslamcılar la dolu sözde kendilerine uydurdukları dinle istediklerini yapiyolar her şey kayıt altında bu dünyanın sonu var öbür tarafata herkes hesap verecek YÖNETİCİLER DE DAHİL
Hem ağladım hem de sinir krizi geçirdim. Nasıl pislik bir dünyanın içindeyiz böyle.
“Ben Süreyya. Kızınız, anneniz, karınız, komşunuz Süreyya. Hepinizin evine girdim, hepinizle ekmeğimi paylaştım, hepinizi dost bildim. Bana bunu nasıl yakıştırdınız?”. Bu cümlelerden sonra ve recm sahnesinden sonra uzun bir süre kendime gelemediğim bir film oldu. Kadın olmanın, heleki bu topraklarda kadın olmanın zorluğunu anlatan bir şahane bir film. ( erkek çocuklarının annelerine olan bakışlarını unutumıyorum.) Rollerini adete yaşayarak oynamışlar, hissiyatı o kadar iyi geçiriyorlar ki, sanki haksızlığa uğrayan, taşlanan sizmiş gibi acıyı, nefreti, iliklerinize kadar hissediyorsunuz.







