filmin başında matt damon bu rol ne alaka ne salakça falan diyordum da filmin sonunda bu rol için doğduğunu hissettim. aşk saçmalığı bi kenara bırakılırsa yönetmen özellikle inanılmaz iyi iş çıkarmış. başyapıt.
The Last Duel Son Düello
- 382B
- 2,9B
- 264
Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.
- Senaryo
- Matt Damon
- Tarih
- 2021
- Süre
- 2 sa 32 dk
- Ülke
- Amerika
- Dil
- Türkçe Altyazı
Yorumlar
110adam driver oynamışta matt deamon o rolde olmamış gibi
Drama ve entrika, Aşk vs. severler kesinlikle izlesin. Konu ve tarz olarak ilgimi çeken bir yapım olmasa da yorumlara bakıp izlemeye başladım. Oyuncu kadrosu bana göre muazzam, yönetmen 4-4 lük, kesinlikle güzel bir yapım. Ancak 15-20 dk dan sonrada izlemekten vazgeçtim. Benim gibi tarzı sevmeyenler uzak dursun. Genelde "Gerçek hayattan ve ya hikayeden esinlenilmiştir" ibaresini gördüm mü seyretmekten vazgeçerim. Çünkü; film izlemek benim için gerçek hayattan uzaklaşmak için yaptığım birşeydir. Yoksa biyografi ve ya belgesel izlerdim.
Haklı olanın acelesi yok..
Abi gerçekten izleyin derim Filmin adı kesinlikle son düello mükemmel bir seçim ve spoiler vermeden geminin kıyıya yanaşmış halindeki ihtişamını değil limana varana kadar başından geçen badireleri anlatan bir başyapıt ama işleyiş tabi çok güzel.
hiç sıkılmadan kitap okuyormuş hissi veren bir film
Film bitirdim. 2.5 saatti öyleydi böyleydi demedim açtım tekrar izledim. Anla işte, öyle bi' film... Sıkılanlar nasıl sıkıldı anlamak mümkün değil ama çok da sorgulamamak lazım demek ki hakikaten bir yerde zevk algısı giriyor devreye. Ama şöyle söyleyeyim; bir olay örgüsü ancak böyle iyi anlatılabilirdi. Filmde en ufak leke yok. Her türlü duyguyu sana ince ince veren bir yapıt. Emeği olan herkes döktürmüş. İzlemeden ölme.
Film geçtiği zamanı inanılmaz güzel seyirciye aktarıyor. İlk başlardaki flash backler uzun bir zamana yayılması izleyicide lan ne oluyor dedirtebilir. Bu geri dönüşler filme konsantrasyonu bozmakta. Genel anlamda oyunculuk ve hikayenin geçmiş olduğu o muhteşem zaman-mekan ele alınacak olursa ortalamanın üstünde bir puanı hak etmekte.
Birkaç defa yazdım sildim. Yorumları okursanız filmlerin "eğlendirici" olması gerektiği gibi bir kanaate varırsınız. Bu eğlendirici bir film değil, gülmek, eğlenmek, elinde kılıçla adrenalin patlaması yaşamak isteyenler seyretmesinler. Sürprizbozan: GösterFilmin büyük kısmında olay üç farklı bakış açısıyla anlatılıyor, bazı yorumcular bunu aynı şeyi üç defa seyretmek gibi algılamışlar. Hiç de öyle değil. Mesela ilk bakış açısında "haksızlığa uğramış kahraman" zannettiğimiz karakterin ikinci bakış açısında "emre itaat etmediği için zaferi kaybettiren densiz" olduğunu anlıyoruz. Bir bakış açısında davetkâr bir şekilde ayakkabılarını çıkardığını gördüğümüz karakterin diğer bakış açısında o ayakkabıların merdivene takıldıkları için çıktığını anlıyoruz.








@@dnbdjtrip İlla bir numune çıkacak :D )))