Elizabeth Olsen var diye izleyeyim dedim, toplam sadece 3 dakika boyunca varmış. Yine de güzel filmdi 👍
@Ziyaretçi Ben Elizabeth Olsen var diye izlemedim, zaten filmi de izlemedim.
Meşhur yazarlar Allen Ginsberg, William S.Burroughs, Jack Kerouac ve Lucien Carr'ın geliştirdikleri edebi fikirlerle 'Beat Edebiyatı'nı yaratmalarının hikayesi... Filmde bir cinayet çağın en önemli yazarlarını bir araya getiriyor. 1944 yılında geçen filmde, genç Allen Ginsberg, Columbia Üniversitesi'ni kazanmış ve Lucien Carr ile burada tanışmıştır. Son derece havalı ve cazibeli biri olan Lucien'le karşılaşması Allen'ın hayatının en önemli dönüm noktası olur. Kısa zaman içerisinde William Burroughs ve Jack Kerouc ile tanışmasıyla, bu dört genç adam toplumun kısıtlamalarının boğucu zırhından sıyrılıp tek gerçeğin edebiyat olduğu bir zihin yapısını benimserler. Gelenekleri reddedip yeni ve daha öncekileri hiç mi hiç benzemeyen bir akımı oluşturmanın peşine düşerler. Yeni ve bambaşka bir sanat akımı olan Beat Hareketi böylece ortaya çıkmış olur...
Elizabeth Olsen var diye izleyeyim dedim, toplam sadece 3 dakika boyunca varmış. Yine de güzel filmdi 👍
3@Ziyaretçi Ben Elizabeth Olsen var diye izlemedim, zaten filmi de izlemedim.
11konusu belki herkese hitap etmeyebilir ama ben begendim guzeldi izlenir
kötü değildi ama zaman kaybı
Harika Bi filmm:green_heart:
Sondaki yazıların ufak bir özeti Lu suçunu itiraf edip 18 ay ıslahevinde çalışmış,2005'te ölene kadar bir yerde editörlük yapmış 2 kez evlenmiş 3 çocuğu olmuş Edie'in ailesi Jacki evlenmesi şartı ile çıkartmış Allen çok satan bir şair olmuş ve ilk koleksiyonunu Lu'ya adamış ama Lu adının koleksiyondan kaldırılmasını istemiş Bence güzel bir filmdi hayat hikayleri bana hep ilgi çekici gelmiştir keyifli seyirler
cidden şuan ağlıyorum neden kötü bitti yaa neyse Danielcim üzülme
@Ziyaretçi spoiler arkadaşım filmin nasıl bittiğini söylemek spoilerdır kullanın o butonu lütfen
Film mükemmeldi herkesin zevkine uygun değil beğenmeyenler var ve bir şey daha diyeceğim Daniel'in oyunculuğuna kötü diyen şahsiyet sen ciddi olamazsın
Film çok ama çok etkileyici . Zaten yabancı filmlerden en sevdiğim film diyebilirim, herkes anlayamaz bu filmi, ben bir edebiyatçı olduğum için içindeki duyguları çok yoğun hissettim ama insanların %90'ının anlayabileceğini gerçekten düşünmüyorum. Bu film için çok güzel sanatlı ve süslü şeyler söylemek isterdim hatta bir kaç kişi de çıkıp "Sen nasıl edebiyatçısın , inanmıyorum" diyebilir , desinler yadırgamam. Süslü bir yorum yapmak istemedim çünkü beat kuşağının ruhuna saygısızlık yapmak istemiyorum. Ben de onlar gibi sevdiklerimi öldürüyorum: teşbihi,teşhisi,tecahülarifi ve diğer söz sanatı unsurlarını , öldürüyorum. Bu onlara saygı duyduğumun göstergesidir. Filme vasat diyenler olmuş. Birincisi vasat lügatta orta derecede demektir. İkincisi ise kastettiğiniz manaya göre yorumlayacak olursam yine en baştaki dediğime çıkıyor olay; bu filmi anlayabilmek için yazarlık,edebi kişilik, şiir severlik gibi hissiyatlar taşımanız lazım. Velhasılkelam demek isterdim lakin bu kelimeyi de kullanmayaraktan özetle demek istiyorum. Özetle aşırı duygu yüklü bir film, çok beğendim. Entellektüelitenize güvenmiyorsanız yanından bile geçmeyin.
bazı filmleri belli şeyleri bilerek izlemek gerekiyor bu da onlardan biri...bilgi ukalalığı yapmak değil amacım ben de "Beat Kuşağı" hakkında zerre bilgi sahibi değildim :) en azından film öğrenmeme vesile oldu
bazı filmleri belli şeyleri bilerek izlemek gerekiyor bu da onlardan biri...bilgi ukalalığı yapmak değil amacım ben de "Beat Kuşağı" hakkında zerre bilgi sahibi değildim :) en azından film öğrenmeme vesile oldu
@Ziyaretçi bu ben bende elizabeth var diye izlim dedim de 3dk gozuktu dedıgın gıbı