Başarısızlığın başımıza gelen en kötü şey olmadığını anlatan çok hoş bir film :)
Elizabethtown
- 71B
- 985
- 21
Drew Baylor spor ayakkabıları üreten büyük bir şirkette ayakkabı tasarımcısı olarak görev yapmaktadır. Patronuyla arası çok iyidir. Şirketin yükselen yıldızı olarak tanınmaktadır. Ancak son yaptığı spor ayakkabı tasarımındaki hatası nedeniyle kampanya fiyaskoyla sonuçlanır. Şirketini 972 milyon dolar zarara uğrattığı için de işinden kovulur.Sanki bütün bunlar yetmezmiş gibi özel hayatında da işler kötüye gider. Annesinden gelen telefonla, babasının öldüğü haberini alır. Babasının cenazesini alıp getirmek için bir an önce uçağa atlayıp Kentucky eyaletindeki Elizabethtown'a hareket etmesi gerekmektedir. Hayatta olduğu sırada hiç geçinemediği ve anlaşamadığı babasının cenazesini alma görevi ona düşmüştür.Uçak yolculuğu sırasında Claire adlı hostesle tanışır. Hayata daima pozitif açıdan bakan bir kadın olan Claire, Drew'in hayatının akışını değiştirecektir. Kentucky'e ulaşan Drew orada babasının hayatı ve aile kökenleri üzerine o güne kadar duymadığı çok sayıda detay öğrenir. Claire'in de yardımıyla kendi kaderiyle ilgili birtakım olasılıkları keşfetmeye başlar.
- Senaryo
- Tom Cruise
- Tarih
- 2005
- Süre
- 2 sa 3 dk
- Ülke
- Amerika
- Dil
- Türkçe Altyazı
Yorumlar
21Ne kadar boş ve sıkıcı bir film. Tam bir zaman kaybı
Başlarda durağan olsada ilerledikçe izlenmesi çok keyifli bir film. Müzikleri şahane . Özellikle Elizabeth kasabası çok hoşuma gitti. Orada olmak istedim izlerken. Ayrıca filmin sonu daha bi güzellik katmış filme. IMDB den aldığı puan kesinlikle hakkı değillll.
Kirsten Dunst çok tatlıydı. Orlando Bloom hakkında pek bir fikrim yok ama filmde iyi oyunculuk göstermiş. Film tam anlamıyla romantik dram komedisi. Ben tavsiye edebilirim .7puan.
Click filminin benzeri yazdığından dolayı izledim bu filmi.. Neyse film izlesem mi sardırsam mı acaba diye geçiyor ilk başta ama baş rol oyuncuları kirsten ve orlando filme ağırlığını koymaya başlayınca tadını buluyor...
sıkıcı filmin özetinde anlattığı gibi babası ölmüş almaya cenazesini gidiyor kızla tanışıyor babasını yakıyor vs sıkıcı geldi filmin sonunu getirmekte zorlandım.
Bu manic pixie girl akımının ortaya çıkmasına sebep olmuş boş ve tembel bir senaryoya sahip bir film, açıçası kirsten dunst ın karakterinin boş, ruhlu ama ruhsuz karakteri filmi daha da sıradanlaştırıyor
Kötünün iyisi denebilecek bir film bence. Sıkılıp yarıda bıraktığımı söylemeliyim.
Film müzikleri ön plan çıkıyor ama konuda o uç noktalardaki amerikan senaryolarına benzemiyor benim gayet hoşuma gitti. (:





